MENÜ
09 Haziran 2026 Salı
DOLAR 46,1240 ▲ %0,03
EURO 53,2905 ▲ %0,14
ALTIN 6.421,98 ▲ %0,04

Hürmüz’de Şalter İndi: Cüzdanları Yakacak Karar!

Küresel Ekonominin Şah Damarı Kesildi

Bakın efendiler, yine filler tepişiyor, faturası gelip bizim cüzdanlara kesiliyor. Hürmüz Boğazı dediğin yer öyle sıradan bir su yolu değil; dünya petrol trafiğinin beşte birinin aktığı, küresel ekonominin şah damarıdır. Trump’ın ‘abluka bitmeyecek’ inadı ile İran’ın ‘boğazı kapatırız’ restleşmesi, bugün itibarıyla tam bir kördüğüme dönüştü. Dün Lübnan’da barış rüzgarları esince umutlanmıştık ama bugün o rüzgar yerini fırtınaya bıraktı. İran ordusu, ABD’nin liman ablukasını kaldırmamasını bahane ederek Hürmüz’de yeniden ‘sıkıyönetim’ ilan etti. Bu ne demek biliyor musunuz? Yakında akaryakıt istasyonlarında göreceğimiz tabelaların ateş pahası olması demek.

Geçiş Ücreti mi Haraç mı?

Olay sadece askeri bir gövde gösterisi de değil, işin rengi iyice paraya dökülmüş durumda. İranlı yetkililer açık açık ‘geçiş için ödeme yapan gemilere öncelik verilecek’ diyor. Adına ‘güvenlik ve hizmet bedeli’ demişler ama biz buna ekonomi dilinde ‘dar boğaz fırsatçılığı’ diyoruz. Hürmüz’den geçmek isteyen tankerlere ateş açılması, rotaların değiştirilmesi demek, nakliye maliyetlerinin, sigorta primlerinin ve dolayısıyla A’dan Z’ye her ürünün fiyatının katlanması demektir. Washington cephesinde ise Trump ‘bize şantaj yapamazlar’ diye gürlüyor ama piyasalar bu restleşmeyi hiç de hayra yormuyor. Eğer bu kriz birkaç gün daha sürerse, küresel piyasalarda ham petrol fiyatlarının nerelere tırmanacağını tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yok.

Pazarlığın Göbeğindeki Uranyum Düğümü

Peki, bu kavga neden bitmiyor? Meselenin özünde Tahran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokları var. Adamların elinde yüzde 60 saflıkta yaklaşık 440 kilo uranyum birikmiş. ABD ‘bu uranyumu ülke dışına çıkaracaksın’ diyor, İran ise ‘evimde kalsın ama kısıtlayayım’ diye diretiyor. Yani aslında Hürmüz’deki o dev tankerler, bir avuç uranyum tozunun rehinesi olmuş durumda. Taraflar yarın Pakistan’ın başkenti İslamabad’da masaya oturacak mı yoksa birbirine uzaktan bağırmaya devam mı edecekler henüz belli değil. Ancak şu bir gerçek; Hürmüz’deki her kapalı saat, dünya ekonomisinin hanesine devasa bir eksi yazıyor.

Vatandaşın Cebini Ne Bekliyor?

Şimdi biz buradan baktığımızda ‘Aman canım, elin İran’ından, Amerika’sından bize ne’ diyemeyiz. Enerji fiyatları ithal bir maliyettir ve Hürmüz’deki her gerilim Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerin enflasyon sepetini doğrudan vurur. Eğer yarınki İslamabad görüşmelerinden somut bir sonuç çıkmaz ve İran o ‘hizmet bedeli’ inadını sürdürürse, küresel ticaret rotaları değişmek zorunda kalacak. Bu da demek oluyor ki, sadece benzin ve motorin değil, ithal ettiğimiz her türlü hammaddenin lojistik maliyeti artacak. Kısacası beyler, Hürmüz’deki o kilit açılmadan, piyasalarda huzur beklemek hayalcilik olur. Gözümüz kulağımız Pakistan’dan gelecek haberlerde ama cüzdanımızı sıkı tutmakta fayda var.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir