MENÜ
08 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,1057 ▲ %0,12
EURO 53,1833 ▲ %0,15
ALTIN 6.438,27 ▲ %0,45

Hakan Fidan: Küresel Sistem Serbest Düşüşe Geçti!

Fay Hatları Kırılıyor: Diplomasi ya da Felaket

Antalya Diplomasi Forumu’nda yankılanan sesler, sadece siyasi birer beyanat değil; yaklaşan küresel bir fırtınanın sismik kayıtları niteliğinde. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, uluslararası düzenin artık sadece ‘çatırdamadığını’, adeta serbest düşüşe geçtiğini ilan etti. 2026 yılına girdiğimiz şu günlerde, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan o devasa barajın duvarlarındaki çatlaklar artık gizlenemez boyuta ulaştı. Fidan’ın vurguladığı ‘çok taraflılığın çöküşü’, insanoğlunun son yetmiş yıldır üzerine inşa ettiği güvenli zeminin altımızdan kayıp gitmesi anlamına geliyor.

Oto Pilottan Çıkan Dünyanın Sert İnişi

Sistem, uzun zamandır bir nevi oto pilot modunda ilerliyordu. Ancak Bakan Fidan’ın dikkat çektiği nokta, bu otomatik sistemin artık hata verdiği ve manuel müdahalenin, yani gerçek diplomasinin şart olduğudur. 1990’ların serbest ticaret rüzgarlarıyla şişen yelkenler, 2010-2011 dönemiyle birlikte ters esmeye başladı. Bugün geldiğimiz noktada, kurallara dayalı düzenin yerine geçen kaos, sadece bir siyasi kriz değil; milyonlarca insanın hayatını, göç yollarını ve hayatta kalma savaşını tetikleyen devasa bir beşeri afet zincirine dönüşmek üzere.

Bölgesel Sahiplenme: Yangını Yerinde Söndürmek

Dış güçlerin veya ‘hegemon’ yapıların gelip düzeni sağlamasını beklemek, ormana yayılan yangını uzaktan izlemeye benziyor. Fidan, ‘bölgesel sahiplenme’ kavramını hayati bir müdahale aracı olarak masaya koyuyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkaslar’dan Akdeniz’e kadar her bölge, kendi sismik sarsıntılarını durdurmak için elini taşın altına koymalı. Çünkü dışarıdan gelen müdahale, çoğu zaman mevcut krizi dindirmek yerine, daha büyük bir radyasyon etkisi yaratarak kaosu derinleştiriyor. Bu, sadece bir dış politika stratejisi değil; küresel bir barış dengesinin yeniden tesisi için tek yol.

İsrail ve Yayılmacılık: Bir Güvenlik İllüzyonu

Gazze’de yaşanan yıkım ve İsrail’in ‘güvenlik’ maskesi ardına sakladığı toprak genişletme arzusu, bölgenin dengesini tamamen bozuyor. Bakan Fidan, bu durumu uluslararası bir illüzyon olarak tanımlıyor. Toprak bütünlüğüne saygı duyulmayan bir ortamda, barışın kök salması imkansızdır. Bu durum, bir bölgenin kaynaklarının talan edilmesi gibi, tüm coğrafyanın geleceğini çölleştiren bir politika. ABD ve Avrupa’nın bu yangına sessiz kalması, sistemin neden tıkandığının da en somut kanıtı olarak karşımıza çıkıyor.

Ukrayna ve İran Hattında Büyük Belirsizlik

Ukrayna’daki kan kaybı ve İran merkezli gerilimler, küresel istikrarın son kalesi olan enerji ve ticaret hatlarını da tehdit ediyor. Fidan, sistemin tamamen çökmemesi için tarafların bilgelikle hareket etmesi gerektiğini hatırlatıyor. Eğer bu döngü kırılmazsa, insanlık önce büyük bir yıkımı yaşayacak, ardından bu yıkımın küllerinden ders çıkarmaya çalışacak. Oysa vakit varken, Antalya’dan yükselen bu sesin yankısı, yaklaşan o büyük depremin şiddetini azaltabilecek tek çıkış kapısı gibi görünüyor. Diplomasi artık bir lüks değil, topyekün bir hayatta kalma mücadelesidir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir