Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan ayının manevi atmosferinde, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda düzenlenen anlamlı bir iftar programına katıldı. Devletimizin zirvesiyle kahraman Mehmetçiklerimizi aynı sofrada buluşturan bu özel gece, birlik ve beraberliğimizin en güzel yansımalarından biriydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mübarek Ramazan ayının ruhuna uygun olarak Mehmetçiklerimizin Ramazan-ı Şerif’ini içtenlikle kutlarken, konuşmasında ulusumuzun güvenlik mimarlarına olan minnetini ve desteğini bir kez daha vurguladı. Ülkemizin varlığını ve milletimizin huzurunu teminat altına almak uğruna, vatanımızın dört bir yanında büyük bir fedakârlıkla görev yapan güvenlik güçlerimize duyulan sarsılmaz inancı dile getirdi. Askerimizden polisimize, jandarmamızdan güvenlik korucumuza ve istihbaratçılarımıza kadar tüm güvenlik birimlerimize üstün başarılar dilediği konuşmasında, Cenab-ı Allah’tan onları her türlü tehlikeden korumasını ve ordumuzu daima zafere ulaştırmasını niyaz etti. Bu anlar, devlet ve millet bütünleşmesinin en samimi örneklerinden birini gözler önüne serdi.
Aziz Şehitlerimize Minnet, Gazilerimize Saygı
Bu kutlu iftar sofrasında, toprağa düşen kahraman şehitlerimizi rahmet ve minnetle anmak, elbette konuşmasının en hüzünlü ve bir o kadar da gurur verici bölümlerinden biriydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatanı, milleti ve şanlı bayrağı uğruna canlarını feda eden Binbaşı Bülent Albayrak, Binbaşı Murat Kemal Yetişen, Yüzbaşı Ertuğrul Güler, Yüzbaşı Burak Coşkun, Üsteğmen Enes Demir gibi değerli subaylarımızın yanı sıra, 15 Temmuz kahramanı Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halis Demir ile Astsubay Kıdemli Başçavuş Harun Turhan, Uzman Çavuş Nurettin Tokyürek, Uzman Çavuş Murat Yıldırım ve Uzman Çavuş Selçuk Paker gibi kahramanlarımızı isim isim yad etti. Ayrıca, “tabuta sığmayan tüm kahramanlarımızı,” yani isimlerini 86 milyon olarak kalplerimize nakşettiğimiz tüm şehitlerimizi rahmetle anarken, ruhlarının şad, menzillerinin mübarek ve makamlarının cennet olmasını diledi. Aynı kutlu mücadelede yer alarak gazilik mertebesine erişen ve bugün aramızda olmayan tüm gazilerimizi minnetle anarken, hayatta olan gazilerimize de uzun ve hayırlı ömürler temenni etti. Bu derin saygı ve minnet ifadesi, şehit ve gazi ailelerimizin yüreklerine dokunan, anlamlı bir jestti.
Bordo Berelilerin Gurur Veren Durumu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin göz bebeği olan Bordo Berelilere ayrı bir paragraf açarak, milletçe onlarla iftihar ettiğimizi dile getirdi. Terörle mücadelede yurt içinde ve sınır ötesinde yazdıkları destanları, bilinen ve bilinmeyen birçok kritik operasyonda üstlendikleri hayati rolleri vurguladı. Onların cesaretini, yiğitliğini ve adanmışlığını, merhum Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun dizelerinden ilham alarak dile getirdi: “Şu yeryüzü er meydanı. Gönül sevmez her meydanı. Yüreksize yorgan döşek. Koç Yiğit’e ver meydanı. Ey içi boş, dışı süslü, eli kirli, yüzü paslı. Yetişsin Asım’ın nesli etsin sana dar meydanı.” Bu güçlü benzetmelerle, Bordo Berelilerin vatan savunmasındaki vazgeçilmez yerini ve düşmana korku salan duruşunu bir kez daha tescillemiş oldu. Türk milletinin “asker millet” tanımının tarihteki kökenleri ve günümüzdeki yansımaları, bu iftar yemeğinin ruhunu derinden etkileyen başlıklardan biriydi. Geçmişten bugüne, vatan, bayrak, bağımsızlık ve mukaddes değerler tehdit edildiğinde milletimizin nasıl bir ruhla birleştiği, Çanakkale’den İstiklal Harbi’ne uzanan destansı direnişlerle örneklendirildi. Bu tarihsel vurgu, mevcut güvenlik endişelerinin ve savunma sanayii atılımlarının neden bu kadar büyük bir önem taşıdığını anlamamızı sağladı.
Güçlenen Ordu ve Milli Savunma Sanayii
Türkiye’nin dünyanın en çalkantılı coğrafyasında bir istikrar adası olarak konumlanmasını, öncelikle esareti asla kabul etmeyen milli karakterimize ve ardından da kahraman ordumuzun caydırıcılığına borçlu olduğumuzun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin savunma kapasitesini güçlendirme yönündeki kararlılığını yineledi. “Füze testi yapmayın, balıklar ürküyor” gibi gerçeklikten uzak, milli güvenliğimize aykırı yaklaşımlara kulak asılmadığının altını çizdi. Millet olarak ebedi yurdumuz olan bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak, caydırıcılığımızı sürekli artırmak zorunda olduğumuzu vurguladı. Bölgemizin içinden geçtiği zorlu süreçte hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliği noktasında hiçbir şeyi şansa bırakmadığımızı, NATO müttefiklerimizle yakın istişare içinde her türlü önlemi aldığımızı ve anında gerekli müdahaleleri yaptığımızı ifade etti. Savunma sanayindeki son 23 yılda elde edilen başarılar, her türlü engele, ambargoya ve sabotaja rağmen ulaşılan seviyeler, Türkiye’nin bu alandaki bağımsızlık arayışının ve iradesinin somut göstergeleri oldu. Bu kararlılıkla, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun inşa edileceği, tüm oyunların bozulacağı, engellerin aşılacağı ve ülkenin gelecek nesillere gurur duyacakları bir miras olarak bırakılacağı inancını pekiştirdi.
Küresel Takdir Toplayan Türk Silahlı Kuvvetleri
Konuşmasının sonunda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sadece kendi milletimiz için değil, gönül coğrafyamızda yaşayan milyonlarca dost ve kardeşimiz için de bir güven kaynağı haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ordumuza verilen desteğin her geçen gün artarak devam ettiğini ifade etti. Bu önemli adımlara geçtiğimiz hafta HAVELSAN’da Avrupa’nın en büyük simülatör üretim ve entegrasyon tesisinin temelinin atılması da eklendi. Ayrıca, Deniz Kuvvetlerimizin gücüne güç katacak çeşitli platformların hizmete giriş ve bayrak çekme törenlerinin başarıyla gerçekleştirildiğini anımsattı. Savunma ve havacılık ihracatında 2023 yılını 10 milyar doları aşan rekor bir rakamla tamamladığımız bilgisini paylaşarak, bu alandaki ilerlemenin somut verilerle desteklendiğini gösterdi. Almanya’da yapılan NATO tatbikatında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sergilediği yeteneklerin hem Türkiye’ye büyük bir gurur yaşattığını hem de müttefiklerinden takdir topladığını vurguladı. Bu gelişmeler, Türk ordusunun küresel arenadaki itibarını ve gücünü bir kez daha ortaya koyarken, iftar sofrasındaki Mehmetçiklerimize de büyük bir moral kaynağı oldu. Türkiye’nin sadece bölgesinde değil, dünya genelinde de söz sahibi, güçlü bir aktör olma yolundaki kararlı adımları, bu tür buluşmalarla pekiştiriliyor.






