MENÜ
08 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,1031 ▲ %0,13
EURO 53,2518 ▲ %0,31
ALTIN 6.411,57 ▲ %0,04

Antalya’da Kritik Görüşme: Yeni Suriye’nin Yol Haritası

Antalya’nın sakin atmosferi, bugün Orta Doğu’nun kaderini belirleyecek çok kritik bir diplomasi trafiğine ev sahipliği yaptı. Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın Türkiye’nin kilit isimleri olan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın ile bir araya gelmesi, sıradan bir nezaket ziyareti değil; bölgede kartların yeniden dağıtıldığının en somut kanıtı olarak kayıtlara geçti. Bu görüşme, sadece iki komşu ülkenin güvenliğini değil, iç savaştan yeni çıkan bir devletin kurumlarını nasıl yeniden inşa edeceğinin de şifrelerini barındırıyor.

Suriye’de Entegrasyonun Perde Arkası

Görüşmenin en hassas başlıklarından biri, Suriye içindeki silahlı yapıların devlet mekanizmasına nasıl dahil edileceğiydi. Şara, özellikle SDG ile yürütülen entegrasyon sürecinin “iyi gittiğini” belirterek önemli bir mesaj verdi. Aslında bu süreç, Mart 2025’te atılan imzaların ardından bir duraklama dönemine girmişti. Ancak Aralık ayında imzalanan yeni ve kapsamlı mutabakat, düğümü çözen hamle oldu. Peki, Şara neden bu kadar iyimser? Çünkü Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda taraflar ilk kez bu kadar net bir ortak irade sergiliyor. Bu entegrasyonun başarıya ulaşması, bölgedeki terör koridoru iddialarını ve güvenlik açıklarını kökten bitirebilir.

Neden Şimdi? Tarafsızlık Politikası ve İran

Şara’nın açıklamalarında en dikkat çeken noktalardan biri de bölgedeki çatışmalara yönelik sergilenen mesafe oldu. İran’ın eski rejime olan desteği herkesin malumu ancak Şam yönetimi, mevcut konjonktürde İsrail ve İran arasındaki gerilimde taraf olmamayı seçiyor. Bu, “yeni Suriye”nin pragmatik bir dış politika izleyeceğinin sinyali. Şara, “olumsuz geçmişe rağmen mevcut savaşta taraf değiliz” diyerek, ülkesini yeni bir yıkımdan koruma niyetini açıkça ortaya koydu. Bu stratejik geri çekilme, Suriye’nin yaralarını sarabilmesi için hayati bir ihtiyaç olarak görülüyor.

Golan Tepeleri ve Uluslararası Hukuk Vurgusu

Görüşmede sadece ikili ilişkiler değil, uluslararası hukuku ilgilendiren kronik sorunlar da masadaydı. Golan Tepeleri üzerindeki İsrail işgaline yönelik Şara’nın çıkışı, aslında bir meşruiyet hatırlatmasıydı. “Golan bir devletin değil, bir halkın hakkıdır” ifadesiyle, ABD’nin tek taraflı egemenlik tanıma kararının hukuki bir karşılığı olmadığını tüm dünyaya yeniden hatırlattı. Bu duruş, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve sınır güvenliği konusundaki tezleriyle de örtüşen bir zemin hazırlıyor.

Antalya Zirvesinin Stratejik Sonuçları

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın katıldığı bu üçlü zirve, istihbarat ve diplomasi kanallarının artık tek bir hat üzerinden yürüdüğünü gösteriyor. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan El Şeybani ve Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hüseyin Selame’nin de hazır bulunduğu bu kare, koordinasyonun sadece kağıt üzerinde kalmayacağını, sahada doğrudan karşılık bulacağını kanıtlıyor. Önümüzdeki günlerde bu görüşmenin yansımalarını, sınır güvenliğinden mülteci geri dönüşlerine kadar geniş bir yelpazede göreceğiz. Bölgesel istikrarın anahtarı, bu tarz doğrudan temasların sürekliliğine bağlı olacak gibi görünüyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir